Arşivin Görüntüsü:Ekonomi
Görüntülediğiniz arşiv: Ekonomi.
Görüntülediğiniz arşiv: Ekonomi.
Mükemmel bas performansını, göz alıcı tasarımı ve alışılmamış yerleştirme seçeneklerini bir araya getiren Bang&Olufsen’nin yeni subwoofer’ı BeoLab 11, üstün ses performansı sunuyor. Tamamen yeni bir görünüme sahip olan subwoofer, duvara monte edilebilme özelliğiyle subwoofer kategorisinde devrim yaratıyor . Boyutuna göre inanılmaz bas kalitesi sağlayan BeoLab 11, heykel gibi güçlü varlığına karşın odayı bir ses stüdyosuna dönüştürmeden ev ortamına kolayca uyum sağlıyor. BeoLab 11 benzersiz akustik tasarımı ve minimal titreşimleriyle zemine, bir köşeye veya duvara monte edilebiliyor. Heykeli andıran modern tasarımı sayesinde BeoLab 11 evinizin baş aksesuarı olmaya aday. Estetik zarafete bürünmüş güçlü bas Bang&Olufsen’in ses alanındaki dünyaca ünlü yetkinliklerine dayanan BeoLab 11, gelişmiş ses deneyimi ve üstün ses performansı sunarak tüm küçük ve orta seviye seslerde hoparlör düzeninde bas deneyimine önemli bir katkı sağlıyor. BeoLab 11, hoparlör ekranlarının birbirine baktığı iki özdeş hoparlör kabininden oluşuyor. Gümüş ve beyaz renklerdeki dış gövde Bang & Olufsen’in alüminyum üretimindeki kusursuz işçiliğini gözler önüne seriyor. BeoLab 11, hem Bang & Olufsen hem üçüncü parti uygulamalar için tamamen aktif ve uygun olan bir elektronik sistem ve iki adet 6½” sürücüye sahip. Akustik Denge Prensibinin” bir Bang&Olufsen subwoofer’da ilk kez kullanıldığı BeoLab 11, minimal titreşimle bas performansından ödün vermiyor. Surround Sound sisteminize varlık katıyor ve en beğendiğiniz parçaların ince nüanslarını gösteriyor. Müzik koleksiyonunuzu yeniden keşfedin BeoLab 11’i basit bir stereo düzenine eklediğinizde, CD koleksiyonunuzdaki parçalarda daha önce hiç fark etmediğiniz sesleri duyduğunuzu göreceksiniz. Çünkü çoğu müzik CD’si, tüm frekans aralığını kapsamayan küçük hoparlörlerle yeniden üretilmesi mümkün olmayan bas bilgileri içeriyor. BeoLab 11 ile küçük hoparlörlerin alçak frekansları da yeniden üretildiği için sadece bas alanında değil diğer frekans alanlarında da daha zengin bir ses alınıyor. Bu sayede küçük hoparlörlerdeki tüm kapasite yüksek bas, orta frekans ve tizi sağlayacak şekilde kullanılabiliyor. BeoLab 11’le müziğin sanki sanatçı hemen sizin önünüzdeymiş gibi keyfini çıkaracaksınız.
Mükemmel bas performansını, göz alıcı tasarımı ve alışılmamış yerleştirme seçeneklerini bir araya getiren Bang&Olufsen’nin yeni subwoofer’ı BeoLab 11, üstün ses performansı sunuyor. Tamamen yeni bir görünüme sahip olan subwoofer, duvara monte edilebilme özelliğiyle subwoofer kategorisinde devrim yaratıyor . Boyutuna göre inanılmaz bas kalitesi sağlayan BeoLab 11, heykel gibi güçlü varlığına karşın odayı bir ses stüdyosuna dönüştürmeden ev ortamına kolayca uyum sağlıyor. BeoLab 11 benzersiz akustik tasarımı ve minimal titreşimleriyle zemine, bir köşeye veya duvara monte edilebiliyor. Heykeli andıran modern tasarımı sayesinde BeoLab 11 evinizin baş aksesuarı olmaya aday. Estetik zarafete bürünmüş güçlü bas Bang&Olufsen’in ses alanındaki dünyaca ünlü yetkinliklerine dayanan BeoLab 11, gelişmiş ses deneyimi ve üstün ses performansı sunarak tüm küçük ve orta seviye seslerde hoparlör düzeninde bas deneyimine önemli bir katkı sağlıyor. BeoLab 11, hoparlör ekranlarının birbirine baktığı iki özdeş hoparlör kabininden oluşuyor. Gümüş ve beyaz renklerdeki dış gövde Bang & Olufsen’in alüminyum üretimindeki kusursuz işçiliğini gözler önüne seriyor. BeoLab 11, hem Bang & Olufsen hem üçüncü parti uygulamalar için tamamen aktif ve uygun olan bir elektronik sistem ve iki adet 6½” sürücüye sahip. Akustik Denge Prensibinin” bir Bang&Olufsen subwoofer’da ilk kez kullanıldığı BeoLab 11, minimal titreşimle bas performansından ödün vermiyor. Surround Sound sisteminize varlık katıyor ve en beğendiğiniz parçaların ince nüanslarını gösteriyor. Müzik koleksiyonunuzu yeniden keşfedin BeoLab 11’i basit bir stereo düzenine eklediğinizde, CD koleksiyonunuzdaki parçalarda daha önce hiç fark etmediğiniz sesleri duyduğunuzu göreceksiniz. Çünkü çoğu müzik CD’si, tüm frekans aralığını kapsamayan küçük hoparlörlerle yeniden üretilmesi mümkün olmayan bas bilgileri içeriyor. BeoLab 11 ile küçük hoparlörlerin alçak frekansları da yeniden üretildiği için sadece bas alanında değil diğer frekans alanlarında da daha zengin bir ses alınıyor. Bu sayede küçük hoparlörlerdeki tüm kapasite yüksek bas, orta frekans ve tizi sağlayacak şekilde kullanılabiliyor. BeoLab 11’le müziğin sanki sanatçı hemen sizin önünüzdeymiş gibi keyfini çıkaracaksınız.
Asya seansı: Yen yükseldi Raporların, Avustralya’nın ticaret fazlasının ekonomistlerin tahmininden daha fazla daralması ve ABD vadeli hisselerinin düştüğünü göstermesinden sonra, yen yükseldi.Ülke’nin ilk çeyrek mali yılının bu ay bitmesinden önce Japon şirketlerinin konut için denizaşırı kazanç getirdiği spekülasyonu ile yen, 16 majör paritenin hepsinde değer kazandı. Avustralya doları, ülkenin istatistik bürosunun ihracatın Şubat ayından bu
Forex: Perşembe Görünümü European Central Bank başkanı Jean-Claude Trichet’in bir çift dipli resesyon ‘programda değil’ demesinden ve ABD perakende satışların beklenenden daha fazla yükselmesi ile euro, dolar karşısında iki haftanın en güçlü seviyesindeydi. Trichet’in, konuşmasında enflasyon görünümündeki risklerin ‘üst düzeyde’ olduğunu söylemedem önce ECB faiz oranını rekor düşük seviyede tuttuğunu açıkladı. ECB 2011′de bankalar için
Temiz ve verimli enerji kullanımı için elektrikli araçlar AB tarafından teşvik edilecek. Arkadaşına Gönder | Yorumlar
Türkiye’nin online otel, tatil, gezi, cruise ve tur satış rezervasyon sitesi gezisitesi.com yenilenen tasarımı ve kullanıcı dostu uygulamaları ile yayına girdi. Gri Creative tarafından yeniden tasarlanan site, kapsamı genişletilen bölümleri, satın alma işlemini kolaylaştıran fonksiyonları ve yeni eklenen 100.000’den fazla yurtdışı otel ürünleri ile tatilcilere zengin seçenekler sunuyor. Öne çıkan otel, tur ve cruise fırsatlarının ana sayfada görüntülendiği sitede; oteller yurtiçi, yurtdışı ve Kıbrıs Otelleri olmak üzere 3 ayrı kategori altında sunuluyor. Yaklaşık 1500 farklı yurtiçi otelin yer aldığı gezisitesi.com, yurtiçi ve yurtdışından 300’ü aşkın tur seçeneği içeriyor. Cruise tatilini tercih edenler ise, tüm dünyada 90 farklı cruise turu arasından seçim yapma imkanına sahip bulunuyor. Aynı zamanda site aracılığıyla çok uygun fiyatlarla yurtiçi-yurtdışı uçak bileti satın alınabiliyor ve araç kiralanabiliyor. Gezisitesi.com Reklam Pazarlama Müdürü Deniz Özkan, yenilenen site ile tatilcilerin beklentilerine en doğru şekilde yanıt veren ve uygun fiyatlı tatili bulmalarını hedeflediklerini belirterek, “Kullanıcılar, tatil programlarının tüm detaylarını ve daha önce satın alanların yorumlarını okuyabiliyor, galeri bölümünden tatillerin fotoğraf ve videolarını izleyebiliyorlar. Site üzerinden, en uygun fiyatlarla zaman ve mekandan bağımsız olarak 7 gün 24 saat online tatil satın almak mümkün” dedi. Gri Creative Yönetici Ortağı Onur Özdamar, gezisitesi.com’un tamamen yeniden tasarlandığı projede, tasarımın mükemmelleştirilmesinin yanı sıra, kullanıcı dostu olması hedefiyle hareket edildiğini belirtti. Özdamar, “Türkiye’denin lider online tatil sitesi gezisitesi.com’u yeniden tasarlamaktan dolayı gururluyuz. Projede, tasarım kabiliyetlerimizin yanı sıra, turizm sektöründeki tecrübelerimizi de ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz” dedi.
İstanbul Boğazının Karadeniz den giriş kapısı konumundaki Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor. İstanbul’un nefes borularından biri olan ve balık lokantaları ile ünlü köy, lüfer mevsimi olan eylül ekim aylarında İstanbul un yaza veda edip sonbaharda ılık günlerin tadını çıkarmak isteyenlerin tercih ettiği gezi yerlerinin başında yer alıyor.Hem kara yoluyla hem de denizden vapur seferleri ile ulaşımın sağlandığı Anadolu Kavağına gidip denizin kenarında ızgara balık keyfi ya şamak istiyorsanız sonbahar ayları bu tür bir gezinin en uygun zamanı. Yazdan kalma günlerde serin ama üşütmeyen deniz kokulu esintiler arasında sahilde veya iki üç katlı restoran ve lokantaların manzaralı pencere kenarı veya teraslarında bir yandan sipariş ettiğiniz balıkları yiyebilir diğer yandan gözü okşayan manzara eşliğinde iyotlu , oksijeni bol deniz kokulu havayı teneffüs ederek huzurlu, hafta içi veya sonu günübirlik sakin bir kaçamak yapabilirsiniz. Kavaklara balık yemeye gelenler ya Eminönü iskelesinden kalkan şehir hatları vapurları ile boğazın iskelelerine karşılıklı uğrayarak geliyorlar yada Sarıyer den kalkan seferleri tercih ediyorlar. Bu tür ulaşımı kullanan yolcuların geliş ve gidiş saatleri seferlere bağlı olduğu için yemek sonrası topluca kalkıp dönüşe geçiliyor. Otobüs seferlerinin de yapıldığı Anadolu Kavağına özel aracınızla geliyorsanız hem yol üstünde uğrayacağınız bir çok durak bulunuyor hem de manzaralı güzergahın tadını çıkartıp sefer saatlerine bağlı kalmaksızın istediğiniz süre oturabiliyorsunuz. Anadolu Kavağına daha yaklaşırken vapur iskelesi çevresinde toplanan yerleşim alanını tepede yer alan boğazın kontrolü için Cenevizliler tarafından yapılmış Yoros kalesi’ni görebiliyorsunuz. Restore edilip kremalı pasta gibi boyanan birkaç ahşap evin bulunduğu hafif yokuş dar sokaktan iner inmez köye giriyor ve uygun bulduğunuz yere aracınızı park ediyorsunuz. Kaldığınız süre hiç önemli değil ister bir saat, isterseniz beş saat, otopark görevlileri giriş çıkış üçretlerini peşin peşin alıyorlar. Sıra manzaralı bir mekanda masa seçmeye geliyor .Sahilde bulunan balık restoranları açık ve kapalı bölümleri ile tercih edilirken daha geride yer alan restoranlar ikinci ve üçüncü katları veya terasları ile cazip manzara seyretmenize olanak sağlıyor. Daha ekonomik yemekler için sokak aralarında ,bahçe içinde hizmet veren lokantalarda bulunuyor bunlar balık çeşit ve fiyatlarını girişlerine astıkları tabelalarda gösteriyorlar. Canı sadece boğaz girişinden çıkarılan temiz midyelerden yemek isteyenler için çeşitli midye tava yapanlara da sıkça rastlanıyor, çay bahçeleri de var. Anadolu Kavağı’nın tam ortasında ulu çınar ağaçları, çevresinde işporta tezgahlarda krep adı altında bir tür hamuru kızgın saçta kızartıp üzerine çeşitli tatlı soslar sürerek sunan satıcılar, dondurma ve büfeler, incik boncuk türünden hediyelik eş ya satıcıları yer alırken balıkçıların yolunu gözleyen, balık yemekten bıkmamış miskin kediler göze çarpıyor. İskeleye yanaşan vapur yolcuları ile hareketlenen Anadolu Kavağının sakin atmosferi içinde kıyı ya bağlı tekneler balıkçı köyünün manzarasını tamamlarken sanatseverlere resim yapma, fotoğraf çekme konusunda renkli kompozisyonlar oluşturuyor. Sahil boyunca aracınızı yanı başınıza park ederek olta ve kamış ile balık tutma imkanı da bulunuyor.Özellikle Mayıs ayında Karadeniz’e yumurta bırakmaya çıkıp balık yasağının sona erdiği 1 Eylül den itibaren İstanbul Boğazına girerek Marmara ya gitmek üzere yola çıkan, Karadeniz in az tuzlu suyunda beslenerek ya ğlanmış balıklar, boğaz girişinde ağlarla yakalanıp taze tüketiliyor. Anadolu Kavağı restoranları da çeşitli balık pişirim şekilleri ile dikkat çekiyor. Bazı restoranlar balıkları teşhir ettikleri tezgahtan seçtirip, altında tüp gaz yakarak ısıttıkları saç üzerinde göz önünde bir tür ızgara yaparken bazıları gerçek kömür ateşi kullanıyor. Yoros Kalesi : Sahilden çevreye hakim bir tepede bulunan Yoros Kalesi’ne doğru tırmanırsanız Karadeniz’den İstanbul’a giriş yapan gemileri ve boğazın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Tepenin uç kısmında bulunan Yoros Kalesi mimarisi ve duvarlarında bulunan armalarıyla dikkat çekiyor. Bitinyalılar, Gothlar ve Ruslar’ın saldırılarına uğrayan Anadolu Kavağı bir dönem Cenevizlilerin de eline geçmiş. Cenevizliler tarafından yapılan Yoros Kalesi 1190 yılına tarihleniyor. Bizanslıların ve 14.yy.da Osmanlıların eline geçen Yoros Kalesi içinde 25 evlik bir Türk mahallesinin bulunduğundan da söz ediliyor. Evliya Çelebi ise verdiği bilgilerde kavak kasabasının içinde siyah renkli olan kalenin Yıldırım Han tarafından fethedildiği, Fatih Sultan Mehmed tarafından tamir edilip içine asker konduğu, çevresinin 200 adım ve dört bir yanının kestane ormanı kaplı olduğundan söz ediliyor. Yuşa tepesi; camii ve türbesi : Anadolu Kavağı yakınlarındaki oldukça popüler olan ziyaret yerlerinden biri olan Boğaziçi’nin sahile en yakın ve en yüksek tepesi Yuşa Tepe bulunuyor. Özellikle modern giyimli bayanların daha fazla ziyaret ettiği gözlenen ziyaret tepesi boğaza ve Karadeniz e aynı açıdan hakim görkemli panoraması ile de etkiliyor . Ramazan ayları, kandillerin arifeleri günleri, bayramlarda ve Cuma, cumartesi, Pazar günlerinde her zamankine oranla daha fazla ziyaretçi akınına uğrayan Yuşa Tepesinde ücretsiz geniş otopark lüks araçlar ile doluyor. Ziyaretçiler Hz.Yuşa Aleyhisselam Türbesini ve 1755 tarihli Camii ziyaret ederek dua ediyorlar. Cami yanındaki bahçe içinde bulunan etrafı demir parmaklıklar ile çevrili çok uzun türbe ziyaretçilerin oldukça dikkatini çekiyor. İlgililer çok önceki yıllarda harap durumda bulunan türbe yerinin kesin olarak, tam yerinin belli olmaması nedeniyle yerin uzun olarak 17 metre yapıldığını belirtiyor ve burada yatan kişinin yaygın olarak bilindiği gibi boyunun çok uzun olduğu inanışının yanlış olduğu konusuna açıklık getiriyorlar. Çeşitli dileklerde bulunup dua edenler arasında dileklerine kavuşanlar daha sonra tekrar gelip bu defa adaklarını yerine getiriyor İslam dini temel prensipleri ile bağdaşmamasına rağmen diğer ziyaretçilere şeker, lokum dağıtıyorlar !!. Temizliği ve çevre düzenlemesi ile de dikkat çeken Cami bahçesinde, Türbe kitabesi, dört yüzünde birer musluk bulunan süslü saçaklı bir çeşme, kültür evi, oturma üniteleri, 27 kabirli mezarlık yer alırken Yuşa Tepesi girişinde çeşitli dükkanlar, tezgahlarda dini kitaplar, tespihler,başörtüsü gibi ihtiyaçlar satılıyor, gözleme yapanlara, köfte, balık, ekmek satanlara da rastlanıyor.! (İslam dini, camileri alışveriş, kabristanları da bayram -şölen yeri haline getirmeyi doğru bulmuyor.) Chalkedonlular’ın Daphne adına yaptıkları adak yeri tarihin ilk dönemlerinden beri kutsal bir yer olarak kabul edilmiş çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerine göre mabet ve tapınaklar yapmışlar.Bunlardan birisi de ilk çağlarda ki Zeus sunağı olarak biliniyor. Bizans Döneminde. 6. yy da imparator 1. Jüstinianos zamanında ise bu sunak kiliseye çevrilmiş.Osmanlı Döneminde bu tepeye Sadrazam Yirmisekiz Çelebizade Mehmet Sait Paşa ( Ö.1761) tarafından 1169 ( 1755) tarihinde bir mescit yaptırılmış. Anadolu Kavağına Nasıl gidilir Anadolu Kavağı boğaz gezisine tam gün süre ayırmak isterseniz Eminönü iskelesinden saat 10.30 da kalkan Denizcilik İşletmesi vapurlar seferleri ile boğazın her iki yakasında ki iskelelere uğrayarak A.Kavak iskelesine gelebilirsiniz. Dönüş için vapur sizi yemek süresince bekliyor ve saat 15.00 de bir diğeri 17.00 de kalkış yapıyor. Sarıyer den yapılan seferler veya Yeniköy’den Beykoz a kalkan tekneler ile karşı ya geçip, yolun kalan kısmını karadan tamamlayabilir, Sultaniye Anadolu Kavağı otobüs seferleri kullanabilirsiniz. Yola özel aracınızla çıkıyorsanız sahil yolu dar ama temiz asfalt ve hafta sonu yoğun trafiğine rağmen, cazibesini koruyor. Tarihi yalıların, köşklerin yer alması nedeniyle genişleme imkanı vermeyen bazı kesimlerde yüksek duvarlar denizi görme imkanı bile olmayan yolda önümüzdeki yıllarda belki de çift katlı yol kaçınılmaz olacak diye düşünebilirsiniz. A.Kavağı’nın boğaz girişindeki konumu nedeniyle yolun bu bölümde her iki yanı askeri bölge ve tel örgüler ile çevrili.Yemyeşil bitki örtüsü içinde araç sürerken trafik kural ve hız limitlerini aşmamak kasislerde yavaşlamak gerekiyor. Deniz Kuvvetlerine ait bu bölümlerde temizlik, bakım, intizam ve düzen beğeni topluyor. Anadolu Kavağında ne yenir Boğazın Anadolu yakası boyunca Anadolu Kavağına gelinceye kadar Avrupa sahilini seyrederek oturabileceğiniz restoran ve çay bahçeleri ile dolu. Hepsinin farklı özelliği ayrı güzelliği bulunuyor. Beylerbeyi, Çengelköy, Kanlıca, Anadolu Hisarı, Beykoz Kavağa gelene dek aklınızı çelecek lezzet ve görüntüler sunuyor. Yol boyunca balıkçılar solungaçları kırmızı balıklarla dolu tezgahları, Çengelköy’ün çiçeği üzerinde küçük, körpe badem salatalıkları, Çengelköy ün taş fırınında pişirilmiş odun kokulu ekmekleri, Beykoz un iskele yakını cadde üstü fırınındaki şişman pideleri alınması gerekenlerden, yoğurdu ile ünlü Kanlıca sahili oturma bahanesi verecek türden mola yerleriniz olabilir. Yuşa Tepesi yakınlarına gelirken yolun kenarında köy ürünü satan tezgahlarda mevsim sebzeleri kırmızı barbunya fasulyesi, ceviz, kestane suni yem takviyeli köy yumurtalarından bulabilirsiniz. Anadolu Kavağında balık satanlara küçük tezgahlara rastlanıyor.Anadolu kavağında size tavsiye edebileceğimiz bazı restoranlar : Altınbalık Restaurant – 0216 320 21 19 Yosun Restaurant – 0216 320 21 48 Gözde Restaurant – 0216 320 25 68 Yedigül Restaurant – 0216 320 21 80 Anadolu kavağında konaklayabileceğiniz otel , motel, pansiyon ve apartlar; Anadolu Kavağı günübirlik kullanım alanı olarak tanınıyor. Bölgede otel motel pansiyon türü konaklama gelişip yaygınlaşma göstermemiş. Buna rağmen Taşlı Yalı Butik Hotel hizmet veriyor. Önceki yıllarda Anadolu Kavağına girişte bulunan askeri nizamiyede aracın plakası yazılır hatta kimlik bırakılırdı.1976 yıllarına dek süren bu uygulamadan yapılan düzenlemelerle vazgeçilerek daha çok turizm gelişmesi sağlanmış. İstanbul dışından gelip mutlaka Boğazda farklı konumdaki lüks konaklamalar için Beylerbeyi çevresinde yalı otel ve apart daireler bulunuyor. Bosphorus Pasha Hotel: Beylerbeyi’nde 14 odalı hotel.Tel: (0-216) 422 00 03. Anadolu Kavağı Tatil Yerleri Otel fiyatları | Otel İnceleme | Bodrum otelleri | Kaplıcalar Bunlar İlginizi çekebilir Yağmur ormanında bisiklete bindim denizinde köpekbalıklarıyla yüzdüm ÜNLÜ OTEL Sonbaharın rengârenk tuvalinde Batı Karadeniz sahilleri Otelde evlilik cüzdanı sorgulaması ERDEK YENGEÇ PANSİYON Viyana ucak bileti Avusturya ucak biletleri Thy Bagdat Irak ucak bileti Sigara yasağı eğlence yerlerini ne kadar etkiler ? Pamukkale Tatil Neden Ağva MENGEN HİNDİBA PANSİYON Köyceğiz Çamur Banyosu Kemerde Neler yapılmalı KAYAK MERKEZLERİ K I Z KUMU (Marmaris)