Arşivin Görüntüsü:anasayfa
Görüntülediğiniz arşiv: anasayfa.
Görüntülediğiniz arşiv: anasayfa.
Rusya, Amerika’nın nükleer silahların azaltılması anlaşması çerçevesinde verdiği sözleri tutamadığına inandığını açıkladı. RIA-Novosti’nin haberine göre, Rus Dışişleri Bakanlığı Amerika’nın, şimdi konvansiyonel silahlara dönüştürülen eski nükleer füze rampa ve bombalarının yeniden nükleer silah haline getirilmeyeceği konusunda yeterince teminat vermediğini açıkladı. Moskova ayrıca, Amerikalı yetkililerin radyoaktif maddelerin bazı grupların eline geçmesini engelleme ve nükleer silahlarla ilgili bazı bilgileri verme konularında da başarısız olduğunu düşünüyor. Rusya, 2006 yılında New Mexico’daki bir nükleer araştırma laboratuvarındaki bilgilerin uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir grubun eline geçmesinin önlenememesini örnek gösteriyor. Rus Dışişleri Bakanlığı’nın, bu tip durumların START kısa adıyla bilinen Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’na aykırı olduğunu düşündüğü belirtiliyor. Amerika ise bu iddialara henüz yanıt vermedi.
Bir uluslararası Hıristiyan yardım kuruluşu Afganistan’daki 10 çalışanının militanlarca öldürüldüğünü açıkladı. Öldürülen çalışanlardan 6’sının Amerikalı olduğu belirtiliyor. Uluslararası Destek Misyonu adlı hayır kuruluşunun yöneticisi Dirk Fans, tıbbi ekipte yer alan çalışanlardan en son Çarşamba günü haber alındığını ve son olarak Nuristan’daki bir göz kliniğinden Kabil’e dönmekte olduklarının bilindiğini söyledi. Çalışanların kurşun yaralarıyla dolu cesetlerine ise dün Badakistan bölgesinde rastlandı. Grubun öldürülmesinin sorumluluğunu Taleban üstlendi. Grupta 6 Amerikalı, bir Alman, bir İngiliz ve 2 Afgan bulunuyordu. Taleban, hayır kuruluşunun çalışanlarına Hıristiyanlığı yaymaya çalıştıkları için saldırdıklarını açıkladı. Kuruluşun başındaki Frans ise herhangi bir dini çalışma yapmadıklarını belirtiyor.
Bir uluslararası Hıristiyan yardım kuruluşu Afganistan’daki 10 çalışanının militanlarca öldürüldüğünü açıkladı. Öldürülen çalışanlardan 6’sının Amerikalı olduğu belirtiliyor. Uluslararası Destek Misyonu adlı hayır kuruluşunun yöneticisi Dirk Fans, tıbbi ekipte yer alan çalışanlardan en son Çarşamba günü haber alındığını ve son olarak Nuristan’daki bir göz kliniğinden Kabil’e dönmekte olduklarının bilindiğini söyledi. Çalışanların kurşun yaralarıyla dolu cesetlerine ise dün Badakistan bölgesinde rastlandı. Grubun öldürülmesinin sorumluluğunu Taleban üstlendi. Grupta 6 Amerikalı, bir Alman, bir İngiliz ve 2 Afgan bulunuyordu. Taleban, hayır kuruluşunun çalışanlarına Hıristiyanlığı yaymaya çalıştıkları için saldırdıklarını açıkladı. Kuruluşun başındaki Frans ise herhangi bir dini çalışma yapmadıklarını belirtiyor.
1965 – Atina, Ohio . Douglas Stewart ‘s UFO 8:00 at 12 Temmuz 1965 Atina , Ohio, beş tanıkları ile alınmıştır. 12 Temmuz 1965 J. Douglas Stewart 100 İkinci St Atina Ohio yaklaşık 08:00 azından bir Pentax kamera ile 1.8x Barlow ile 135mm lens ile 243 mm odak uzaklığı oluştururken bu resim aldı. film Kodak Plus -X görüntü kontrastını azaltmak için gelişmemiş olduğunu 35mm film oldu. (D -76 , 01:04 gelişti ) Bu bütün olay Dr and Mrs William tarafından tanık oldu. Stehr , Bayan Claudius Kantner ve Bayan Scott Wilson . 1965-Athens, Ohio. Douglas Stewart’s UFO was taken at 8 p.m. July 12, 1965 in Athens, Ohio, with five witnesses. At approximately 8 PM on 12 July 1965 J. Douglas Stewart of 100 Second St. Athens Ohio took this picture with a Pentax camera with 135mm lens with a 1.8x Barlow creating a focal length of 243 mm. The film was Kodak Plus-X 35mm film, which was underdeveloped to reduce image contrast. (developed in D-76, 1:4) This entire event was witnesses by Dr. and Mrs. William. Stehr, Mrs. Claud Kantner and Mrs. Scott Wilson.
Amerika’da Çalışma Bakanlığı’nın bugün yayınladığı rapora göre işsizlik oranı değişmeyerek yüzde 9,5’te kaldı. Özel şirketlerin Temmuz ayında istihdama katkısı da 71 bin olarak açıklandı. Temmuz ayında işten çıkarılanların sayısı ise 161 bin. Beklenenin altında olan istihdam rakamları ekonominin durgunluktan çıkması sürecinin yavaşladığı anlamına geliyor. Başkan Barack Obama son raporu olumlu karşıladı. Temmuz ayını, yılın başından bu yana yeni iş sahalarının açılmakta olduğu 7’inci ay olarak niteleyen Obama, gelişmenin daha hızlı sağlanması gerektiğinin de altını çizdi. Başkan Obama’nın ekonomi danışmanı Christina Romer ise ekonomi düzelmeye devam ederken engellerle karşılaşılmasının normal olduğunu söyledi. Romer işsizlik oranının 2012 yılının sonundan önce yüzde 8’in altına düzelmeyeceği tahmininde de bulundu. Bu arada Romer’in Beyaz Saray Ekonomi Danışmanları Konseyi Başkanlığı görevinden istifa ettiği ve istifasının 3 Eylül 2010 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtildi.
Amerika’da Çalışma Bakanlığı’nın bugün yayınladığı rapora göre işsizlik oranı değişmeyerek yüzde 9,5’te kaldı. Özel şirketlerin Temmuz ayında istihdama katkısı da 71 bin olarak açıklandı. Temmuz ayında işten çıkarılanların sayısı ise 161 bin. Beklenenin altında olan istihdam rakamları ekonominin durgunluktan çıkması sürecinin yavaşladığı anlamına geliyor. Başkan Barack Obama son raporu olumlu karşıladı. Temmuz ayını, yılın başından bu yana yeni iş sahalarının açılmakta olduğu 7’inci ay olarak niteleyen Obama, gelişmenin daha hızlı sağlanması gerektiğinin de altını çizdi. Başkan Obama’nın ekonomi danışmanı Christina Romer ise ekonomi düzelmeye devam ederken engellerle karşılaşılmasının normal olduğunu söyledi. Romer işsizlik oranının 2012 yılının sonundan önce yüzde 8’in altına düzelmeyeceği tahmininde de bulundu. Bu arada Romer’in Beyaz Saray Ekonomi Danışmanları Konseyi Başkanlığı görevinden istifa ettiği ve istifasının 3 Eylül 2010 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtildi.
Başkan Barack Obama, Anayasa Mahkemesi üyeliğine ataması onaylanan Elena Kagan onuruna bir kabul töreni düzenledi. Beyaz Saray’da konuşan Obama, Kagan’ın olağanüstü bir yargıç olacağını söyledi ve Senato’ya atamayı onayladığı için teşekkür etti. Obama ayrıca, Anayasa Mahkemesi’ndeki 9 yargıçtan 3’ünün ilk kez kadın olduğuna dikkati çekti. Elena Kagan, Haziran ayında emekli olan yargıç John Paul Stevens’ın yerini alacak. Liberal fikirlerinden dolayı Cumhuriyetçi Partili üyelerin tepki gösterdiği Kagan’ın muhafazakar üyelerin ağırlıkta olduğu Anayasa Mahkemesi’ndeki siyasi dengeyi değiştirmesi beklenmiyor.
El Kaide’nin küresel operasyonlarını yöneten bir kişinin 15 yıl Amerika’da yaşadığı ortaya çıktı. Associated Press ajansına göre 11 Eylül saldırılarının mimarlarından Halit Şeyh Muhammed’in 2003 yılında yakalanması üzerine yerine Adnan Şükrücuma geçti. Ajansın FBI’ın anti terör dairesinden aldığı bilgiye göre 35 yaşındaki zanlı el Kaide lideri Usame bin Ladin’le sık sık görüşüyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı, dün, özellikle Pakistan’daki el Kaide terör örgütünün Amerika için en büyük tehdit olduğunu açıklamıştı. Bakanlığın yıllık terörizm raporunda, el Kaide’nin diğer terörist örgütlerle işbirliği yaparak operasyon yeteneğini genişletmeye çalıştığı yazılı. Raporda Türkiye’nin iç ve dış kaynaklı terörün hedefi olduğu ve Türkiye’deki Amerikan vatandaşlarına yönelik terörist tehdidin sürdüğü belirtiliyor.
Fransa’da kamuoyu araştırmaları şiddet olaylarından korkan halkın önemli bölümünün Sarkozy’nin sert tedbirlerini desteklediğini gösteriyor. Yasa girişimini sert dille eleştiren muhalefet ise Nazi yönetiminden bu yana göçmenlere böylesine sert politikalar uygulanmadığını dile getiriyor. Avrupa’da yayılan yabancı düşmanlığı ve göçmenlere uygulanan sert tedbirler Fransa’da da yıllardır siyasetin önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta, Fransa’nın güneyindeki Grenoble kentinde Kuzey Afrikalı bir göçmenin soygundan kaçarken Fransız polisi tarafından vurulması üzerine başlayan isyan tartışmaları alevlendirdi. Güvenlik güçlerine ateş açan göçmenler çok sayıda görevliyi yaraladı. Bunu takiben Roman göçmenlerin bir karakola balta ve sopalarla saldırması da hükümeti alarma geçirdi. Olayın ardından Grenoble kentine gelerek bir dizi sert önlem açıklayan Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, şiddete bulaşan yabancıların vatandaşlıklarının ellerinden alınmasını içeren bir yasa hazırlayacaklarını açıkladı. Sarkozy, özellikle güvenlik güçlerine ateş açan göçmenlerin ellerinden pasaportlarının alınacağını dile getirdi. Sarkozy’nin açıklamalarına muhalefetten ve insan hakları örgütlerinden sert tepkiler geldi. İnsan hakları dernekleri Anayasa karşısında göçmen ya da değil her vatandaşın eşit olduğunu ve herkese aynı yasaların uygulanması gerektiğini söyledi. Ana muhalefet Sosyalist Parti lideri Martine Aubry ise “Kanunlar tüm vatandaşlara eşit uygulanmalıdır. İktidar cumhuriyetin en temel değerlerini saptırıyor” dedi. Sarkozy’ye en sert tepki Eski Başbakan sosyalist poltiikacı Michel Rocard’dan geldi. Michel Rocard, “Nazi yönetiminden bu yana böylesine bir politik görülmedi. Suçlu çocukların ailelerini cezalandırmak, ya da göçmenlere ayrı yasalar uygulamak en son Vichy Hükümeti’nde ve Hitler yönetiminde görüldü” dedi. Michel Rocard, Sarkozy’nin aşırı sağ partilerin oylarını almak için bu tür tedbirler açıkladığını ancak, güvenlik gerekçesiyle korkutulan seçmenin Sarkozy’ye değil, aşırı sağ partilere oy vereceğini söyledi. Hukukçular, tarihçiler ve Bernard Henry Levy gibi ünlü filozoflar ise “Sarkozy’nin çok ileri gittiğini” savunuyor. Siyasi gözl emciler halkın krizden sonra en önemli gündeminin güvenlik olduğunu belirterek, bölge seçimlerinde hezimete uğrayan Sarkozy’nin bu gerçeği gördüğünü ve güvenlik kozunu oynadığı yorumunu yapıyor. Ancak anketler güvenlik söylemlerinin halk üzerinde etkili olduğunu ve Sarkozy’nin sert tedbirler alınması gerektiği fikrini desteklediğini gösteriyor. Hükümet yanlısı Le Figaro Gazetesi için yapılan bir anket halkın yüzde 80′inin sert önlemler alınmasını istediğini, yüzde 79′unun da çingene ve Roman çadırlarının boşaltılmasını desteklediğini ortaya çıkardı. Ankete katılanların yüzde 70′i ise, bir güvenlik görevlisini öldüren göçmenin elinden vatandaşlığının alınmasını destekledi.
İngiliz BP şirketi, körfezdeki arızalı kuyuyu çimentoyla kapatma işleminin tamamlandığını açıkladı. Bu işlemin kuyudan denize petrol sızmasını tamamıyla durdurması bekleniyor Ancak BP yetkililerine göre, kapatılan kuyuya paralel ikinci bir kuyu açılmadıkça ilk kuyudaki basıncı azaltmak mümkün olmayacak. 20 Nisan’da kuyunun bağlı olduğu sondaj tesisinde çıkan yangın hem 11 kişinin ölümüne hem de tesisin batmasına sebep olmuştu. O zamandan bu yana, kuyudan denize 4 milyon 900 bin varil petrol karıştığı tahmin ediliyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi Başkanı Jane Lubchenco Körfez’e akan petrolün yaklaşık yüzde 75’inin toplandığını, yakıldığını ya da doğal yollarla yok olduğunu söyledi. Lubchenco’ya göre, şu anda, Meksika Körfezi’nde halen temizlenmemiş bir milyon varili aşkın petrol bulunuyor.