admin

admin

Maliye, 2010 yılında 1400 yeni personel alacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Gelir İdaresi Başkanlığı için “Yetkiler artacak, insan kaynağı daha etkin ve yetkin kullanılacak” sözlerinin ardında Maliye Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı denetim ve kadroları güçlendirme planı yatıyor. Buna göre Maliye, kayıtdışıyla mücadele kapsamında denetimlerini arttıracak, bunun için de 2010’da bin 400 yeni personel alacak. Şimşek’in planı maliye 2010 1400 personel alacakBakan Şimşek, önceki gün yaptığı açıklamada Gelir İdaresi’nin tüm birimlerinde 42 bin kişinin çalıştığını belirterek, “Personeli daha etkin ve güçlü kullanmanın hazırlıklarını yapıyoruz, vergide daha etkin denetimler gündeme gelecek” dedi. Şimşek’in sözünü ettiği plana göre, küresel krizde küçük esnafa yönelik denetimlere ara veren Maliye bu kararından vazgeçiyor. Kayıt dışı ile mücadele kapsamında reel sektöre yönelik denetimler bu yıl 2009’a kıyasla arttırılacak. 2010 yılı için 193 milyar liralık vergi geliri öngören Maliye Bakanlığı, hedefi tutturmak için esnafın kapısını daha sık çalacak. Bu kapsamda vergi denetim ve inceleme altyapısı için kadro güçlendirilecek. 1400 yeni personel Yılbaşından sonra göreve başlayan gelirler kontrolörleri ve hesap uzmanlarının yanı sıra, 2010 yılında 600 vergi denetmen yardımcısı ve 800 gelir uzman yardımcısı olmak üzere bin 400 yeni personel daha kadroya eklenecek. Maliye Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Bizim hedefimiz kayıt dışı ile mücadele. Önceliği ise naylon faturalara verdik. Zaten bu kapsamdaki çalışmalarımız arttıkça, vergi gelirlerimiz de buna paralel artacak” dedi. Aynı yetkili, küresel krizin en fazla hissedildiği dönemlerde özellikle küçük esnafa yönelik denetimlere ağırlık vermediklerinin altını çizerek büyük ölçekli şirketleri incelemeye aldıklarını, ancak 2010 yılında küçük ölçekli şirketlerin de daha çok denetime tabii olacağını anlattı. Türkiye’de vergi kaçırmayan sektör yok Maliye Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Gelirler kontrolörleri tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye’de vergi kaçırmayan sektör yok. Kontrolörler tarafından düzenlenen raporlarda bankalardan faktoring şirketlerine, akaryakıt şirketlerinden kömürcülere, ithalatçılardan müteahhitlere kadar her sektörde ciddi oranlı vergi kaçağı bulunduğu tespit ediliyor. Vergi denetmenleri çalışıyor kayıp kaçak azalıyor GELİR İdaresi Başkanlığı’nın taşra birimlerinde görev yapan vergi denetmenleri, kayıp ve kaçağın asgari düzeye indirilmesi için hizmet veriyor. Denetmenler mükellef bazında gerçekleştirilen incelemelerin yanı sıra, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge incelemeleri, sektörel incelemeler, ihbar incelemeleri, fiili envanter çalışmaları, gayrimenkul sermaye iradı çalışmaları ve diğer alanlardaki kayıp kaçağın önlenmesine yönelik projeleri hayata geçiriyor. Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

9.99 TL’ye internet

ADSL ve telefon faturalarında ‘bahar’ dönemi başlıyor. 9.99 TL’ye internet… TurkNet, ADSL ve telefon faturalarına bahar getiriyor! İşte yeni kampanya ve fiyatlar… TurkNet’in 1 Mart’ta başlattığı “Bahar Kampanyası”, 1 yıl süresince ayda sadece 9,99 TL ödeyerek internete bağlanma fırsatı sunuyor! Kampanya katılımcıları ayrıca telefon görüşmelerinde TurkNet’in Ekonomik Telefon Hizmeti kapsamındaki indirimli tarifelerinden de faydalanacaklar. İnternet erişimini kendi omurgası üzerinden sunan TurkNet, 1 Mart’ta başlattığı “Bahar Kampanyası” kapsamında, hızlı ve kaliteli internetin yanı sıra indirimli telefon görüşmelerinin de keyfini sürme olanağı veriyor. Bu kampanyayla TurkNet, hem ADSL’e hem de telefon görüşmelerine bahar rüzgarı gibi indirim getiriyor. 1 Mb 4GB kotalı veya 8 Mb’e kadar 4 GB kotalı ADSL paketlerini 12 ay boyunca ayda 9,99 TL’ye sunan TurkNet, aktivasyon ve modem dahil tüm ücretleri de 1 yıl boyunca taksitlendirerek tasarruflu internet kullanmak isteyen abonelere yardımcı oluyor. Kampanya katılımcıları yapacakları telefon görüşmelerinde, TurkNet’in Ekonomik Telefon Hizmeti kapsamında sunduğu indirimli tarifelerden de faydalanma fırsatı yakalıyor. Bu sayede TurkNet aboneleri, şehiriçi görüşmelerinde yüzde 16, şehirlerarasında yüzde 18, GSM aramalarında yüzde 30 ve uluslararası aramalarda ise yüzde 50′ye varan indirimler elde ediyorlar. Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Ceplerde fatura tarihe karışıyor

Finlandiyalı cep telefonu üreticisi Nokia ile internet şirketi Skype’ın duyurdukları yeni ortaklık, cep telefonlarında ücretsiz ve sınırsız görüşme dönemini başlattı. Akıllı telefonunuz var. Buna bir de internet erişimi eklediniz mi ücretsiz görüşebilirsiniz. Dünya genelinde 580 milyondan fazla kayıtlı üyesi bulunan internet telefon şirketi Skype, mobil cihazlar açısından büyük önem taşıyan ilk ortaklığını Nokia ile kurdu. Nokia’nın Symbian işletim sistemiyle işleyen akıllı telefonlarına Skype yüklenebilecek. Skype, Symbian için “Skype for Symbian” adını verdiği özel bir versiyon çıkardı. Cepten ücretsiz görüşme “Skype for Symbian” programı, Nokia’nın mobil uygulamalar platformu Ovi Store’dan ücretsiz olarak indiriliyor. “Skype for Symbian”, Symbian işletim sisteminin son sürümü olan 1,0’ı kullanan her Nokia telefona yüklenebiliyor. WiFi veya GPRS, EDGE ve 3G gibi mobil veri bağlantıları üzerinden internet erişimi sağlayan Nokia akıllı telefonları, Skype’a bağlanabilecek. Skype eklentisi yüklenen Nokia telefonlarıyla dünyanın herhangi bir yerindeki Skype kullanıcılarına ücretsiz ve sınırsız sürede “Skype’tan-Skype’a” aramaları yapabilecek. Skype başka hangi firmalarla temasta? Yurtdışındaki telefonlara yapılan aramalarda ve gönderilen kısa mesajlarda (SMS) önemli ölçüde tasarruf edilirken bireyler veya gruplarla anında mesajlaşma imkânına kavuşulacak. Başta fotoğraf ve video gibi görüntü belgelerinin yanı sıra diğer dosya türleri de Skype kullanıcıları tarafından paylaşabilecek. Nokia’nın dünya çapındaki akıllı telefon kullanıcısı sayısı 200 milyonu aşıyor. Skype yöneticisi Russ Shaw, bundan sonra da Google’ın geliştirdiği Android işletim sistemi yüklü mobil cihazlara ve BlackBerry telefonlara benzer uygulamaların kurulmasını hedeflediklerini söyledi. Ayrıca Samsung, LG ve Motorola gibi üreticilerle görüşmelerin devam ettiği belirtildi. Skype, geçen ay duyurduğu Verizon Wireless ile işbirliğiyle de ses getirmişti. Ortaklık kapsamında, bu aydan itibaren Verizon’un akıllı telefonlarına Skype entegre edildi. Kaynak: DW/AFP/dpa/AP/rtr Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

İşsiz kalmak hasta ediyor

Almanya’da uzun süreli işsizlerin çalışanlardan daha fazla sağlık sorunu olduğu ortaya çıktı. İşsizler arasında metabolizma bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklar ve kanser yaygın. Alman Sendikalar Birliği’nin yaptırdığı araştırmaya göre Almanya’da her altı işsizden biri sağlık sorunlarından muzdarip. Araştırmayı hazırlayan istihdam piyasası uzmanı Wilhelm Adamy, Rheinpfalz am Sonntag’a verdiği demeçte, uzun süre işsiz kalmanın strese yol açtığını, bunun da sağlık sorunlarını tetiklediğini belirtti. Adamy işsiz kalanlar arasında sağlık sorunu çekenlerin sayısının çalışanlardan daha fazla olduğunu söyledi. Araştırmaya katılan işsizlerin çoğu sağlık durumlarını ‘iyi değil” ya da ‘çok kötü’ şeklinde nitelendiriyor. İşsizler arasında en fazla rastlanan sağlık sorunlarının başında ise metabolizma bozuklukları, kanser ve psikolojik rahatsızlıklar geliyor. Alman Çalışma Ajansı’nın verilerine göre 2009 yılının ilk 11 ayında işsizler arasında hasta olanların sayısı 1 milyon 700 bin. Bu kişilerin çoğu yılda 35 günden uzun süre hasta olduğunu bildirmiş. Yetkililer işsizlerin kısa süreli hastalıkları ise çoğu zaman kendilerine bildirmediğini belirtiyor. Kaynak: DW/EPD Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Facebook’un rakibi Google Buzz’a büyük ilgi

Google’ın geçtiğimiz günlerde tanıttığı yeni sosyal ağ projesi Google Buzz’a ilgi artıyor. Google Buzz’un Facebook’a rakip olacağı belirtiliyor. Google’ın bu yeni sosyal ağ projesi Facebook’a rakip oldu. Bu hafta içinde Google Buzz’ı gelen kutularından gören Gmail kullanıcıları, yeni sosyal ağa büyük ilgi gösteriyor. Google,dünyadaki tüm bilgiyi düzenli ve erişilebilir hale getirmeye katkıda bulunma misyonu çerçevesinde, Google Buzz adında yeni bir sosyal ürünü geçtiğimiz hafta lanse etti. Google’den yapılan yazılı açıklamada,Buzz’ın amacının, kullanıcılara,sosyal etkileşimlerini çevrim içi ortamda düzenleme fırsatı sunmanın yanı sıra doğrudan Gmail gelen kutusu ve seçilmiş mobil cihazlar üzerinden diyalog kurabilmenin yolunu açmak olduğu belirtildi. Açıklamada,şunlar kaydedildi: ”Bugünün statü mesajları,tweet’ler ve güncelleme akışları dolu dünyasında,bütün bu bilgiler arasında isteneni bulmak gün geçtikçe zorlaşıyor.Google Buzz,güncellemelerinizi, fotoğraflarınızı,videolarınızı ve çok daha fazlasını paylaşmanın dışında,diyaloglar başlatmanın ve onları sürdürmenin yeni,daha kolay bir yoludur.Buzz,kullanıcıların e-posta ve sohbet geçmişine dayanarak,onların mevcut sosyal kontaklarını Gmail üzerinden desteklemektedir. Buzz ayrıca, güncellemeleri herkese açık veya özel olarak paylaşmayı da daha basit hale getiriyor.Böylece kullanıcılar farklı gruplar veya arkadaşlarıyla paylaşıma geçmek için birden çok araç kullanmak zorunda kalmıyorlar.Gmail’in gelen kutusuyla bütünleşmiş olması,mevcut diyalogları gerçek zamanlı olarak bulmayı ve devam ettirmeyi de kolaylaştırıyor.Mobil cihazlarla olan entegrasyon ise bir diğer önemli unsuru paylaşmayı mümkün kılıyor. Konum.Google Buzz açık bir sistem olarak tasarlandı ve şimdiden Picasa,Google Reader, YouTube, Flickr, Blogger ve Twitter ile entegrasyonu destekliyor.” Buzz’ı ürünleriyle bütünleştirmek isteyen geliştiriciler ve hizmetler,zaman içerisinde tam bir okuma/yazma UPA’sı (Uygulama Programlama Arayüzü) haline gelecek bir UPA üzerinden yapabiliyorlar. Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Denizcilik Müsteşarlığı Uzman Yardımcısı Alım İlanı

Denizcilik Müsteşarlığına 11 adet Denizcilik Uzman Yardımcısı alınacaktır. Başvuracak adayların, ÖSYM Başkanlığı tarafından 28-29 Haziran 2008 ile 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde yapılan KPSS sınavlarına girmiş olması gerekmektedir. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığından: SÖZLÜ GİRİŞ SINAVI İLE DENİZCİLİK UZMAN YARDIMCISI ALINACAKTIR Müsteşarlığımız taşra teşkilatında Genel İdare Hizmetleri sınıfında 7’nci ve 8’inci derece kadrolarda münhal bulunan 11 (onbir) adet Denizcilik Uzman Yardımcısı unvanı için; ÖSYM Başkanlığı tarafından 28-29 Haziran 2008 ile 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde yapılan KPSS sonuçlarına göre Denizcilik Müsteşarlığı Denizcilik Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı ve Denizcilik Uzmanlığı Yeterlik Sınavı ile Denizcilik Uzmanlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerince sözlü giriş sınavı ile aşağıda belirlenen KPSS puan türlerinde ve öğrenim dallarında personel alımı yapılacaktır. A) Denizcilik Uzman Yardımcısı unvanı için aşağıdaki çizelgede belirtilen öğrenim dalları için karşısında belirtilen kontenjan sayısı kadar personel istihdamı yapılacaktır. S. No Bölümü Kontenjan sayısı 1 Fakültelerin Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği, Bilgisayar Sistemleri ve Teknolojileri bölümlerinin birinden mezun olanlar 6 2 Fakültelerin İstatistik bölümünden mezun olanlar 1 3 Fakültelerin Ekonometri bölümünden mezun olanlar 1 4 Fakültelerin Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden mezun olanlar 1 5 Fakültelerin Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olanlar 1 6 Fakültelerin Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olanlar 1 B) Denizcilik Uzman Yardımcısı unvanı için; aşağıdaki çizelgede belirtilen öğrenim dallarının karşısında belirtilen puan türlerinden, ÖSYM Başkanlığı tarafından 28-29 Haziran 2008 ve 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde yapılan KPSS’larına girenlerden aldıkları puana göre yine öğrenim dallarının karşısında belirtilen sayıda aday (en yüksek puandan başlanarak yapılacak sıralama sonucunda, en son sıradaki aday ile aynı KPSS puanına sahip olan aday/adaylar sınava girmeye hak kazanırlar.) sözlü giriş sınavına girmeye hak kazanacaktır. Bölümleri itibariyle ayrılan kontenjan sayısı kadar müracaat olmaması halinde bu kontenjan iptal edilerek başka bir bölüme aktarılabilir. S. No Bölümü KPSS Puan Türü KPSS Puanı Kontenjan sayısı 1 Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği, Bilgisayar Sistemleri ve Teknolojileri KPSSP-4 80 ve üzeri 18 aday 2 İstatistik KPSSP-25 80 ve üzeri 3 aday 3 Ekonometri KPSSP-92 80 ve üzeri 3 aday 4 Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği KPSSP-4 80 ve üzeri 3 aday 5 Elektrik Mühendisliği KPSSP-4 80 ve üzeri 3 aday 6 Elektronik Mühendisliği KPSSP-4 80 ve üzeri 3 aday C) SINAVA KATILACAKLARDA ARANACAK ŞARTLAR: a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48’inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımak, b) ÖSYM Başkanlığı tarafından; 28-29 Haziran 2008 ve 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde yapılan KPSS sonucunda yukarıdaki çizelgede belirtilen öğrenim dalları (Bunlara denkliği YÖK tarafından onaylanmış yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar dahil) ve bu dallar için belirlenen puan türünden belirtilen puanı almış olmak, c) 01/01/2010 tarihi itibariyle 30 yaşını doldurmamış olmak (01/01/1980 ve daha sonra doğanlar), d) Erkek adaylar için, askerlik görevini yapmış veya erteletmiş veya bu görevden muaf olmak veya halen askerlik görevini yapıyor olmamak, e) Renk körlüğü ve % 40’ı aşan oranda özrü bulunmamak, D) BAŞVURU SIRASINDA İSTENİLEN BELGELER: 1) Sınav başvuru formu, (Müsteşarlığımız www.denizcilik.gov.tr internet adresinden veya Denizcilik Müsteşarlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığından temin edilebilecektir.), 2) Üniversite diploması veya mezuniyet belgesinin (yurt dışındaki üniversitelerden mezun olan adaylar için denklik belgesi ile birlikte) aslı ya da okul onaylı örneği, 3) KPSS sınav sonuç belgesinin aslı, onaylı sureti veya ÖSYM internet sitesinden alınmış bilgisayar çıktısı, 4) Erkek adaylar için askerlik görevini yaptığı veya muaf olduğu veya tecil ettirdiğine dair beyan, (Müsteşarlığımız www.denizcilik.gov.tr internet adresinden veya Denizcilik Müsteşarlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığından temin edilebilecektir.) 5) İkametgâh ve tebligata esas adres beyanı ile adli sicil kaydı beyanı, (Müsteşarlığımız www.denizcilik.gov.tr internet adresinden veya Denizcilik Müsteşarlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığından temin edilebilecektir.) 6) Son 6 ay içerisinde çekilmiş 4,5X6 ebadında iki adet renkli vesikalık fotoğraf, (1 adedi forma yapıştırılacak) 7) Aday tarafından el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış, kendisi, ailesi, bitirdiği okullar, yapmış olduğu işler hakkında bilgilerin yer aldığı öz geçmiş. Belgelerin aslı ibraz edilmek kaydıyla fotokopisi Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’nca tasdik edilebilecektir. Eksik belge ve bilgileri bulunan başvurular, başvuruları kabul edilip sınava girmeyenler ile şartları uymadığı halde yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır. E) MÜRACAAT YERİ: Adayların, 02/04/2010 Cuma günü mesai bitimine kadar Denizcilik Müsteşarlığı’nın, G.M.K. Bulvarı No: 128/A Maltepe/ANKARA adresine şahsen veya postayla başvurmaları gerekmektedir. Posta ile yapılan başvurularda olabilecek gecikmelerden Müsteşarlığımız sorumlu olmayacaktır. Eksik belge ve bilgileri bulunan başvurular işleme konulmayacaktır. Sınava girmeye hak kazanan adayların listesi, 09/04/2010 Cuma günü www.denizcilik.gov.tr internet adresinde ilan edilecek olup, sınava girecek adaylara ayrıca tebligat yapılmayacaktır. F) SINAV: 1) Sözlü olarak yapılacak giriş sınavının tarihi Denizcilik Müsteşarlığı tarafından www.denizcilik.gov.tr internet adresinde ilan edilecek olup, adaylara ayrıca tebligat yapılmayacaktır. 2) Sözlü giriş sınavı, alan bilgisi, kavrayış, anlatım yeteneği, davranış, temsil kabiliyeti konuları dikkate alınmak suretiyle denizcilik uzmanlığına uygunluğunun değerlendirileceği bir sınav niteliğinde olacaktır. 3) Sözlü giriş sınavında başarılı sayılabilmek için 100 tam puan üzerinden en az 70 tam puan almak gerekmektedir. Bölümleri itibariyle aday adayları, en yüksek puan alandan en düşük puan alana göre sıralanır. Aynı puan alanların başarı sırasındaki yeri ise KPSS puanı yüksek olan üste yazılmak suretiyle belirlenir. 4) Bölümleri itibariyle ilan edilen kontenjan sayısı kadar adayın başarılı olamaması halinde, boş kalan kontenjanlar başka bir bölüme aktarılabilir. G) DEĞERLENDİRME VE ATANMA: Sınav sonuçları, sözlü sınavı takip eden 7 (yedi) iş günü içerisinde, her bölüm için kontenjan sayısı kadar asil ve yedek başarı sırası belirlenerek, www.denizcilik.gov.tr internet adresinde ilan edilecek olup sınavı kazanan adayların adresine ayrıca yazılı olarak bildirilecektir. Sınavı asil olarak kazanan adaylar, ilan tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde atama işlemine esas olmak üzere, yukarıdaki belgelere ilave olarak 5 adet vesikalık fotoğraf, renk körlüğü ve % 40’ı aşan oranda özrü bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu (mülakat tarihinden sonra alınmış), askerlik durum belgesinin aslını Müsteşarlığımıza teslim edeceklerdir. Teslim etmeyenler hakkından vazgeçmiş sayılacaktır. Müsteşarlık, herhangi bir kurumda çalışmakta iken sınavı kazanan adaylardan, bu görevlerinde olumsuz sicil, mütalaa ve disiplin cezası alanlar ve kurumunca muvafakat edilmeyenler için değerlendirme hakkını saklı tutar. Başvuru ve işlemler sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılarak atamaları yapılmaz. Bunların atamaları yapılmış olsa dahi iptal edilir. İlanen duyurulur. Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Ağrılara ilaçsız tedavi

Kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrıları dindirmek mümkün. Peki 21. yüzyılın tıbbı olarak kabul edilen Kuantum tedavi yöntemi nasıl uygulanıyor? Namık Kemal Üniversitesi, (NKÜ) Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Mordeniz, kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrıları dindirmenin mümkün olduğunu bildirdi. Mordeniz, yaptığı açıklamada, Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı Ağrı Polikliniğinde olarak 6 aydır hizmet verdiklerini belirtti. Trakya Bölgesi için yeni olan polikliniğin ilgi odağı olduğunu bildiren Mordeniz, tedavi için değişik yörelerden ve yurt dışından bir çok hastanın polikliniğe başvurduğunu kaydetti. Her yaşta, ancak yaşlılıkta sıklıkla karşılaşılan ağrının hastaları çaresizlik içerisinde bırakabildiğini anlatan Mordeniz, hastaların kapı kapı dolaşmalarına rağmen kesin çözüm bulamadığını veya ileri yaşta olduklarından istedikleri ilgiyi göremediğini söyledi. Mordeniz, kuantum tedavi yöntemini, ameliyat olamayan yaşlı, omurgasında dejenerasyon, kireçlenme olan veya ilaç tedavisine dirençli ve uzun süre kronik ağrıyla baş edemeyen hastalarda uyguladıklarını ifade etti. -21.YÜZYIL TEDAVİ YÖNTEMİ- Kuantum teşhis ve tedavisinin, Rusya’da uzay araştırmaları merkezlerinde geliştirilen ve 21. yüzyılın tıbbı olarak kabul edilen iğnesiz, ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olduğunu kaydeden Mordeniz, kendisinin de Moskova Kuantum Tıp Birliğinde aldığı eğitimden sonra Türkiye’de bu tedavi yöntemini uygulamaya başladıklarını ifade etti. Mordeniz, 3 aylık süre içinde 100′ün üzerinde hastaya uyguladıkları bu yöntemde teşhis ve tedavide yüzde 90′lara varan başarı elde ettiklerini kaydetti. Rusların geliştirdiği bu yöntemi Tekirdağ’da uygulamaya koymuş olmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Mordeniz, bugüne kadar hastalarından aldıkları sonuçların umut verici olduğunu ifade etti. Mordeniz, şunları kaydetti: ‘Kuantum yönteminin, ilaçsız tedavi yöntemi olarak daha geniş uygulama alanı olacağına inanıyoruz. Bu yöntem Rusya’da belirli yaşın üstündeki insanlarda direnci arttırmak, sporcuların müsabakalara hazırlanmasında ve hatta hayvanlarda, özellikle yarış atlarında başarıyla uygulanmaktadır. Tohumlar üzerinde yapılan araştırmalarda, kuantum uygulamasıyla daha dayanıklı tohumlar elde edilmektedir. Kuantum aslında rahatsızlığı, genel huzursuzluğu bulunan her hastaya uygulanabilir. Yan etkisi de olmadığı için hastaya uygulanmasında bir sakınca yoktur. Ameliyat olamayan yaşlı hastalara, ağrısı olan hastalara, omurgasında dejenerasyon, kireçlenme olan veya ilaç tedavisine dirençli hastalarda, uzun süre kronik ağrıyla baş edemeyen hastalarda bunu uygulamaktayız. Dikkat ettiğimiz konu ise eğer hastanın ameliyat olması gerekiyorsa kesinlikle bunu uygulamıyoruz, ameliyat olmasını öneriyoruz.’ -KUANTUM TEDAVİSİ- Kuantum enformasyon teorisinin, geleneksel Çin tıbbından etkilenerek yeni bir tıbbi yaklaşım olduğunu ifade eden Mordeniz, yaklaşımın, tıptaki gibi hücrenin çekirdeği değil hücreler arasındaki iletişim kanallarına belirli dalga boyunda ışık vererek iletişim kanallarını uyarmak olduğunu söyledi. Böylece hastada mevcut olan rezervi kullanarak ağrılı veya hasarlı bölgenin yeniden organize edildiğini anlatan Mordeniz, bu yöntemin sadece hasarlı bölgeye etki ettiğini, hasar yoksa bölgeye ‘dost davrandığını’ belirtti. AA Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Allah’a iman bunalımdan kurtarıyor

Amerika’deki bir üniversitenin tıbbimerkezin yayınladığı yeni bir ilmi araştırma, Allah’a imanın psikolojik strese giren kişinin çabucak şifa bulmasını sağladığını onayladı. Geçtiğimiz Çarşamba günü Amerika’nın Şikago eyaletindeki Rush üniversitesinde tıbbi bir merkezin yayınladığı yeni bir ilmi araştırma; Allah’a imanın psikolojik strese giren kişinin çabucak şifa bulmasını sağladığını onayladı. Amerikan Rush üniversitesi yaptığı akademik bir araştırmada, Allah’a imanın hastaların tedavisine çok hızlı cevap verdiğini, ilaçların etkisini de %75 oranında artırdığını ve doktorların ruhsal bunalım ve endişeden şikâyet eden (paranoyak) hastaların tedavisinde dini faktörleri göz önüne almalarını tavsiye etti. Bu araştırma, geçen yıl Kanada’daki Toronto üniversitesinin yayınladığı bir araştırmayı da destekliyor. Araştırmada şu ifadelere yer veriliyor, “Allahu Teala’ya iman bu hastalıklara maruz kalanların sayısının azaltılmasına yardım ediyor.” Yeni araştırma klinik tedavi aşamalarında yapılan muayenelerde, psikolojik stres ve ruhsal bunalıma yakalanan 136 kişiyi inceledi ve güçlü bir inançla Allah’a inanan kişilerin tedaviye cevap verme oranının (iyileşme oranı) tahrip edilmiş dine nedensizce (körü körüne) inanan insanlardan daha iyi olduğu ortaya çıktı. Araştırmalara göre, ilaç tedavisinin psikolojik rahatsızlığa maruz kalan hastaların gizlenmesinde ortalama %50 oranında payı olduğunu, bazen bazı hastalara hiçbir etkisi olmadığı, bunun dışında diğer denemelerde Allah’a inancı kuvvetli olan hastalarda tedaviye cevap verme oranının %75’e yükseldiği bilinen bir gerçek. Araştırma grup başkanı Patricia Murphy, bu sonuçları dindar kişilerde ektiği umut ve iyimserlik; ilaçları kabul edip, kullanma konusunda pratik bir şekilde yardım ettiği ile alakalandırdı. Dinlerarası ilişkileri özel bir şekilde öğreten Rush üniversitesi dekan yardımcısı Murphy, Allah’a imanın en üstün bir koruma sayıldığını, ilaç tedavisinin hastalıkla mücadelede büyük bir etkisi olduğunu desteklediğinin doğru olduğunu ancak doktorların bu tedavide dinin rolünün tedavide istenen ilaçlara oranla daha tesirli ve son derece önemli bir kaynak olacağını söyledi. Geçen sene yapılan Kanada’daki araştırmada, Allah’a inanan ve inanmayanların strese maruz kalan bedenlere gönderilen işaretler ve beyinsel aktivitelerdeki araştırmada farklar olduğu vurgulanmıştı. Amerikan Gallup kurumunun Allah’ın varlığına inanan Amerikalıların ortalama %80’inin üzerinde yaptığı araştırma; Allah’ın varlığına inanan nüfusun çoğunun ABD’nin güneyinde iken inancı zayıf olan nüfusun ABD’nin batı kesiminde olduğunu belirtildi. Rukayye Turgut / TİMETURK Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Cep telefonları vücudumuzu nasıl etkiliyor?

Ceplerden yayılan elektromanyetik dalgalar vücudumuzu nasıl etkiliyor? İşte yapılmakta olan bilimsel araştırmalardan bugüne kadar elde edilen bulgular, önlem ve öneriler: Bugün dünyada yaklaşık üç milyar kişi cep telefonu kullanıyor; 2003′teyse bu sayı bir milyar dolayındaydı. Önce telsiz telefon, sonra “walky talky”lerle gelişen teknoloji, 15-20 yıl önceki basit ve 1 kilogramlık cep telefonlarının ardından, bugün bir dizi işlevli (telefon konuşması, internet bağlantısı, radyo ve müzik çalma, fotoğraf ve video çekme, takvim, ajanda, çalar saat gibi) 100 gram hafiflikteki telefonları üretti ve bunlar neredeyse ayrılmaz parçamız olarak günlük yaşamımıza girdi. Başlangıçta mesaj göndermek ve haberleşmek için kullanılması düşünülmüş olan cep telefonları, işlevlerinin iyice artması ve fiyatların gitgide düşmesiyle, ücretsiz kontör eklemeleri gibi çekici uygulamalarla, hem evlerde ve hem de işyerlerinde gerekli gereksiz, daha sık ve çok uzun konuşmalar yapılmasına yol açtı. Özellikle ülkemizde çoğumuz, yollarda, istasyonlarda, duraklarda, bekleme salonlarında, tren ve vapurlarda beklerken cep telefonlarımıza sarılıp uzun uzun konuyor ve yazışmalar yapıyor, müzik dinliyoruz. Ev ye iş yerlerimizde de çok kez cep telefonu elimizden düşmüyor. Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik ilgalar vücudumuzdaki dokuları ve dolayısıyla sağlığımızı nasıl etkiliyor? Bu konuda bugün bilimin eriştiği düzeyde ne gibi bulgular ve bunlardan türetilebilecek ne gibi önlem ve öneriler var? Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların sağlığa olumsuz etkileriyle ilgili (kanser oluşturduğu gibi) çeşitli savlar zaman zaman medyada ve birçok internet sayfasında yer alıyor ve tartışılıyor. Bu yazıda, bilim dünyasında, yoğun olarak araştırıla gelen ve sayısız bilimsel yayının yapıldığı “cep telefonlarının yaydığı dalgaların vücudumuza etkisi”, konuya yabancı okurlar için açıklanıyor ve yapılmakta olan bilimsel araştırmalardan bugüne kadar elde edilen bulgular, önlem ve öneriler özetleniyor. Isıl Etkiler Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların, girdikleri dokulara enerjilerini aktararak onların ısısını artırdığı artık kanıtlanmış bilimsel bir gerçek. Aşırı ısı artımı ise dokuların işlevlerini bozabiliyor. Uluslararası bilimsel kurulun (ICNIRP) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) saptadığı ilgili “sınır değerler”, dokulardaki bu ısıl etkilere dayanıyor. Isıl Olmayan Etkiler Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların vücut dokularında ısı artımından başka etkileri de olabiliyor. Özel durumlarda, dokularda belirgin bir ısı artışı oluşturmadan, büyük moleküllerde, hücre zarlarında ya da hücre organellerinde bunların normal işlevlerini bozan ısıl olmayan olumsuz etkiler de beklenebiliyor. Isıl olmayan etkilerle ilgili yapılmakta olan birçok bilimsel çalışma, bugün bile aradan 30 yıl geçmesine karşın, bu cins elektromanyetik dalgaların etkilerini kesin olarak ortaya koyan bulgu ya da kanıtlardan çok uzak. Zaman zaman yapılan bazı yayınlarda, kanser (tümör) olasılığının artımından uyku bozukluklarına, baş ağrısından iktidarsızlığa bir dizi bulgunun elde edildiği ileri sürülüyor. Ancak ICNIRP bilimsel kurulunun raporlarına göre bunlar çeşitli nedenlerle (bilimsel yol ve yöntemlerde bazı yanlışlar, veri eksiklikleri, yeterli süre incelenmemiş olmaları) henüz bilimsel olarak sınanamamış durumda. Cep telefonlarından yayılan dalgalar, hücrelerdeki moleküllerin birbirleriyle bağlantısını koparacak ve hücre çekirdeğindeki DNA gibi molekülleri bozacak enerjide olmadıklarından, kansere neden olabilecek etkiyi göstermeleri genellikle beklenmiyor. Ancak yukarıda belirtildiği gibi büyük moleküllerde, hücre zarlarında ya da hücre organellerinde bunların normal işlevlerini bozan etkiler beklenebiliyor. Ayrıca yapay olarak gen teknolojisiyle bozunmuş hücrelerin elektromanyetik alanların etkisiyle daha da bozunup çoğalma olasılığı var. Isıl olmayan etkilerle ilgili olarak, bilimsel güvenilirliği sınanmış tek bulgu, elektromanyetik dalgaların, vücuda yerleştirilmiş “kalp pili” ve benzeri aletleri bozabilmesidir. Ayrıca hastane ve uçaklardaki duyarlı bazı aletler de cep telefonlarından olumsuz etkilenebiliyorlar. Buna karşılık baz istasyonlarının çevresindeki bölgelerde yaşayan kişilerdeki kalp pillerine, baz istasyonlarının herhangi bir etki yaptığı saptanmamıştır. Cep Telefonlarından Kaynaklanan Düşük Dozun Vücuda Etkisini Belirlemedeki Güçlükler Tüm bu saptamalardan cep telefonlarından yayılan dalgaların vücutta ısıyı artırma dışında başka bir etkisi olmadığı ve olamayacağı anlamı da çıkarılmamalı. Bilim, bilindiği gibi gözlem (ölçüm), deney, karşılaştırmayla sonuçlar çıkarmaya ve bulguları sınamaya dayanır ve yeni hipotezler, bilimsel yol ve yöntemler sonucu elde edilen bugünkü bulgularla gerçek duruma yaklaşım sürüp gider. Cep telefonlarından yayılan dalgaların dokuların ısısını artırmasından başka etkilerinin bugüne kadar yapılan çalışmalarla kesinlik kazanmamış olmasının nedenleri özellikle şunlardır: dokularda oluşan çok düşük dozun herhangi bir etkisinin, hücrelerin doğal korunma işlevleriyle önlenerek daha hasar ortaya çıkmadan giderilmesi ya da etkinin cep telefonlardan yayılan dalgaların dışındaki daha büyük başka etkilerle perdelenip saptanamaması. Benzer durum radyoaktivite kaynaklı, iyonlayıcı düşük radyasyon dozlarının etkilerinde de görülüyor. Hatta Japonya’ya atılan atom bombalarının orada oluşturduğu çok daha yüksek radyasyon dozları bile, hayatta kalabilen 100.000 kadar insanda son 60 yıldır yapılan kapsamlı tıbbi araştırmaların bilimsel değerlendirilmesinden (epidemiolojik çalışmalardan) ortaya çıktığı gibi, vücutta kan kanseri dışında radyasyona bağlanabilecek bir hasarı kanıtlamaktan uzak. Bu nedenle, cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların insan vücudunda oluşturabileceği etkilerin çok daha uzun süre bilimsel çalışmalarla araştırılması gereğinin işin doğasında olduğu açık. Gerçekten de bu konuda 13 ülkede 1997den beri süregelen bilimsel araştırma çalışmalarının (interfon araştırması) da bu sonucu doğrulayacağı çeşitli yayınlarda vurgulanıyor. İnterfon araştırmasında bugüne kadar ilgili ülkelerden bazı sonuçlar açıklanmış olmasına karşılık, tüm ülkelerden elde edilen verilerin birlikte değerlendirilmelerini içeren yayınlar henüz bulunmuyor. Sınır değerlerin belirlenmesinde izlenen yol Özgül Soğurma Hızı Değerleri, SAR (Specific Absorption Rate) 70 kilogramlık bir kişinin vücudu, “hareketsiz durumda” yaklaşık olarak saniyede 80 Watt’a eşdeğer bir enerji tüketiyor. 80 Watt’lık bir elektrik ampulünün yanarken tükettiği enerji kadar!. Buradan, vücudun kilogramı başına güç yoğunluğu olarak kabaca 80/70=1,2 Watt bulunur, Yürüdüğümüzde, spor yaptığımızda ya da bisiklete bildiğimizde ise vücudumuzun enerji alışverişi artar ve güç yoğunluğu vücudumuzun kilogramı başına 3 ile 5 Watt’a ulaşır. Bu düzeydeki bir güç yoğunluğu, dışarıdan elektromanyetik dalgalar yoluyla vücutta oluşursa, bunun vücuttaki organ ve dokuların normal işlevleri yoluyla giderilebileceği ve vücutta herhangi bir hasar oluşmayacağı düşünülmüş ve ilk sınır değer böyle belirlenmiştir. Son 30-40 yıldır özellikle hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ve çok çeşitli bilimsel çalışmalar, herhangi bir nedenle tüm vücut ve dokulardaki 1 dereceyi aşan sıcaklık artımı sonucu, vücutta bazı bozuklukların (hasarların) ortaya çıktığını gösteriyor. Öte yandan vücutta 30 dakika boyunca 1 derecelik sıcaklık artımına yol açan ve elektromanyetik dalgalardan kaynaklanan güç yoğunluğu ise kilogram basına 4 Watt kadardır. Bu değer “‘emel SAR sınır değeri” olarak kabul ediliyor. Korunma (ya da güvenlik) payı da göz önüne alınarak, bu değerin onda biri olan 0,4 Watt/kg, ilgili mesleklerde çalışanlar için sınır değer olarak öngörülmüş. Bunun da beşte biri olan 0,08 Watt/kg halktan herhangi bir kişinin tüm vücut ışınlanması için sınır değer olarak ICNIRP bilimsel kurulunca belirlenmiş. Vücudun baş bölgesi için l,6 W/kg (Almanya’da 2 W/kg), eller, kollar, ayaklar ve bunların eklemleri için ise 4 W/kg’ltk SAR değerleri üst sınırlar olarak birçok ülkede belirlenip uygulanıyor. Elektromanyetik dalgaların vücuda aktardığı enerji yoğunluğunun üst sınırlarını belirleyen tüm bu değerler, hayvanlar üzerinde 1970′li ve 1980′li yıllarda yapılan deneylere (özellikle fare ve maymunlarda doku ısınması sonucu davranış bozukluklarının gözlenmesine) dayanıyor. Ayrıca viskoz bir sıvı karışımıyla doldurulan yapay bir kafanın yakınına konup çalıştırılan bir cep telefonunun bu sıvıya aktardığı enerjinin, kafa içindeki çeşitli noktalarda elektronik algılayıcılarla ölçüldüğü deneylerden de yararlanılıyor (Fantom modellemesiyle). Ülkemizde de yukarıdaki SAR değerleri göz önüne alınıyor. Almanya’da yetkili kurumun yaptığı taramada, piyasadaki cep telefonlarının baş bölgesi için 0,10 ile 1,94 W/kg ve tüm vücut ışınlanması için ise 0,003 ve 1,87 W/kg arasında değerler gösterdiği bulunmuştur. 3. kuşak (3G) cep telefon sistemleri, bilindiği gibi yüksek frekansta (mikro dalgalar bölgesinde) 1900 ile 2200 MHz’lik (saniyede 1900 ile 2200 milyar kez titreşim yapan) elektromanyetik dalgalar yayıyorlar. Not: Watt fizikte güç birimi olup 1 Watt, 1 saniyede üretilen ya da tüketilen enerji miktarını gösteriyor. İnterfon araştırmasının ara sonuçlan özetle şöyle: 1 – Cep telefonunun on yıldan daha az kullanımı sonucu tümör riskinde bir artım belirlenmemiş. 2 – Cep telefonunun on yıldan daha uzun süreli kullanımında, işitme siniri ve beyin dokusu tümör riski artımıyla ilgili bazı bulgular varsa da, veri azlığı (uzun süre cep telefonu kullanmış olan tümörlü az sayıda kişi bulunması) nedeniyle sonuçlar istatistiksel olarak belirgin değil. Bu nedenle tüm ülkelerden gelen verilerin hep birlikte kullanılacağı bilimsel değerlendirme sonuçlarının beklenmesi gerekiyor. Öte yandan Almanya’da cep telefonlarının sağlığa etkilerinin araştırılmasıyla ilgili 17 milyon avroluk bir bilimsel araştırma programı başlatılmış olup, bu miktarın yarısını yetkili bakanlık ve diğer yarısını da cep telefonu sistemlerini işleten şirketler üstleniyorlar. Buna rağmen bu kapsamlı bilimsel çalışmada bu şirketlere, seçilecek araştırmalar ve alınacak sonuçların değerlendirmesiyle ilgili herhangi bir söz hakkı tanınmıyor. Bu araştırma tümüyle Almanya Radyasyondan Korunma Kurulunca yürütülüyor. Önerilen Koruyucu Önlemler Her ne kadar kanser oluşumu ve DNA bozulması gibi sağlığımıza olumsuz etkiler, bugün bilimsel kesinlikle ortaya konulamıyorsa da koruyucu önlemler olarak şunları göz önüne almak yararlı olabilir: 1- Cep telefonları daha çok haberleşme için kullanılmalı (olduğunca az ve kısa konuşulmalı, uzun iş konuşmaları ve sohbetler kablolu telefonlarla yapılmalı). 2 – Bina içinde, pencereye yakın durup telefonu pencereyle araya alarak konuşmalı (telefonun yayın gücü azalacağından bize etkisi de azalacaktır). 3 – Telefonda görülen sinyalin en yüksek olduğu yerler seçilmeli (baz istasyonuna yakın yerlerde telefon daha az güçle çalışacağından kişiye etkisi az olacaktır). Çoğumuz oturduğumuz yerlere yakın baz istasyonu olsun istemiyoruz. Ancak, baz istasyonu bize uzaktaysa, telefonumuz daha büyük güçle çalışmak zorunda kalacak ve sonuçta bizi daha çok etkileyecek. Yakınımızdaki bir baz istasyonunun yaydığı radyasyonun bize etkisi, ölçümlerle saptandığı gibi, çok daha az. 4 – Numara çevirirken ve bağlantı kurulurken telefonu vücuttan biraz uzakta tutmalı (telefon yakınlardaki baz istasyonunu ararken daha büyük güçle çalışacağından bu sırada artan etkiyi azaltmak için). 5 – Telefonu göz, göğüs, (hamilelerde karından) ve üreme bölgelerinden uzakta tutmalı, kemerde ve pantolonun ön cebinde değil, arka cepte taşımalı. 6 – Özellikle küçük çocuklara cep telefonu almamalı, gerektiğinde sadece haberleşme için kısa konuşmaları sağlanmalı. 7 – Zorunlu bir durum olmadıkça otomobil ve trende cep telefonuyla konuşulmamalı, gerekiyorsa ellerin serbest kalacağı sistem kullanılmalı (Telefon metal karoserin iç kısmında oluşan elektriksel alanları yakaladığından konuşurken kulak bölgesindeki radyasyon dozu artıyor). 8 – Yeni cep telefonu satın alırken özgül soğurma yoğunluğu (SAR değerleri) daha düşük olanlar seçilmeli (aşağıdaki kaynaklardaki ilgili internet sayfasına bakınız). 9 – Cep telefonları, insulin pompası, kalp ve kulak aletlerinden en az 25 cm uzaklıkta kullanılmalı 10 – Cep telefonu çalar çalmaz hemen kulağa götürmemeli, bağlantı kurulduktan sonra kulağa yaklaştırmalı ve konuşurken kulağa iyice yapıştırmamak Sonuç Bilimsel araştırmalardan bugüne kadar elde edilen sonuçlara göre, sınır değerlerin altında kalındığı ve “her şeyin çoğu zarar” ilkesi göz önüne alınarak, cep telefonları bir yaşam boyu, gece gündüz aşırı derecede kullanılmadığı sürece, bunların yaydığı elektromanyetik dalgalardan sağlığımızın olumsuz etkilenmesi beklenmiyor. Kaynak: Bilim-Teknik Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sivil Memur Alım İlanı

Kara Kuvvetleri Komutanlığına açıktan atama yoluyla 124 memur alınacak.Komutanlığın internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adaylar başvurularını şahsen Ankara Cebeci’deki Kara Kuvvetleri Personel Temin Merkezi Komutanlığı’na yapacaklar. Kara Kuvvetleri Komutanlığı merkez ve bağlı taşra teşkilatı ihtiyacı için aşağıda unvanları yazılı kadrolara “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İlk Defa Devlet Memurluğuna Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi açıktan atama yoluyla memur alınacaktır A. ALINACAK MEMUR KADROLARININ B. ALINACAK PERSONELİN ALINACAK İL/İLÇE SINIFI UNVANI DERE- CESİ MİK- TARI CİNSİ-YETİ NİTELİKLERİ Ankara (2) GİHS Uzman Memur (Hukuk Uzmanı) 9 2 E Hukuk lisans programından mezun olmak ve avukatlık ruhsatına sahip olmak. İstanbul (1) GİHS Uzman Memur 9 1 E / B Siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, uluslararası ilişkiler ve Avrupa Birliği, küresel ve uluslararası ilişkiler, küresel siyaset ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler, toplumsal ve siyasal bilimler lisans programlarının birinden mezun olmak. Gaziantep (1) GİHS Mütercim (Arapça) 9 1 E / B Herhangi bir lisans programından mezun olmak. Yapılacak olan yazılı, dinleme ve konuşma sınavlarından başarılı olmak. Ağrı/Doğubayazıt (1) GİHS Mütercim (Ermenice) 9 1 E / B Herhangi bir lisans programından mezun olmak. Yapılacak olan yazılı, dinleme ve konuşma sınavlarından başarılı olmak. Hakkari (1) GİHS Mütercim (Farsça) 9 1 E / B Herhangi bir lisans programından mezun olmak. Yapılacak olan yazılı, dinleme ve konuşma sınavlarından başarılı olmak. Ankara (1) GİHS Mütercim (İngilizce) 9 1 E / B Amerikan kültürü ve edebiyatı, İngiliz dil bilimi, İngiliz dili ve kültürü, İngiliz dili ve edebiyatı veya mütercim-tercümanlık (İngilizce), çeviri bilim (İngilizce) lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) Balıkesir/Edremit (1) Erzincan (1) Isparta/Eğirdir (1) İstanbul (1) GİHS Muhasebeci 9 5 E / B Muhasebe, muhasebe-finansman, muhasebe ve finans yönetimi, finans, maliye, maliye-muhasebe, ekonomi ve finans, muhasebe bilgi sistemleri lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (2) Balıkesir (1) Diyarbakır (1) Erzurum (1) Isparta/Eğirdir(1) İstanbul (1) Kırıkkale (1) GİHS VHKİ 9 8 E Herhangi bir lisans programından mezun olmak. MEB’den veya fakültelerden onaylı bilgisayar kurs sertifikasına sahip olmak. Ankara (1) GİHS VHKİ 9 1 B Herhangi bir lisans programından mezun olmak. MEB’den veya fakültelerden onaylı bilgisayar kurs sertifikasına sahip olmak. Afyonkarahisar (1) Ankara (3) Çanakkale/Gelibolu (1) Erzincan (2) Erzurum (1) Hatay/İskenderun (1) Niğde/Bor (1) Sivas (1) GİHS Mal/Hesap Sorumlusu 9 11 E Herhangi bir lisans programından mezun olmak. MEB’den veya fakültelerden onaylı bilgisayar kurs sertifikasına sahip olmak İstanbul (1) GİHS Zabıt Kâtibi 10 1 E / B Adalet yüksekokulu veya adalet meslek yüksekokulu mezunu olmak. Adana (1) Afyonkarahisar (1) Ankara (1) Balıkesir (1) Denizli (1) Erzurum (1) Gaziantep (1) Hatay/İskenderun (1) İstanbul (2) İzmir (1) Kocaeli (1) Konya (1) Manisa (1) Samsun (1) Sivas (1) SHS Sos.Hiz.Uzmanı 8 16 E / B Fen-Edebiyat fakültelerinin sosyoloji lisans programından mezun olmak. Ankara (1) İstanbul (3) İzmir (1) SHS Psikolog 8 5 E / B Fen-Edebiyat fakültelerinin psikoloji lisans programından mezun olmak. Kocaeli (1) SHS Biyolog 8 1 E / B Fen-Edebiyat fakültelerinin biyoloji lisans programından mezun olmak. Edirne/Keşan (1) SHS Veteriner 8 1 E / B Veteriner lisans programından mezun olmak. İstanbul (1) SHS Fizyoterapi Teknikeri (Masör) 10 1 E Sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu fizyoterapi bölümü mezunu olmak veya sağlık meslek yüksekokulu mezunu olup masaj veya elektroterapi kurs belgesine sahip olmak. ALINACAK İL/İLÇE SINIFI UNVANI DERE- CESİ MİK- TARI CİNSİ-YETİ NİTELİKLERİ Ankara (2) THS Mühendis (Bilgisayar) 8 2 E / B Bilgisayar bilimleri mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, bilgisayar ve enformatik mühendisliği, bilişim sistemleri mühendisliği, bilgisayar bilimi ve mühendisliği lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) THS Mühendis (Elektronik) 8 1 E / B Elektronik mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) THS Mühendis (Çevre) 8 1 E / B Çevre mühendisliği lisans programından mezun olmak. İstanbul (1) THS Tekniker (Emlak) 9 1 E Emlak ve emlak yönetimi, tapu ve kadastro, harita, harita kadastro ve harita teknikerliği ön lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) THS Tekniker (Kimya) 9 1 E Kimya, kimya teknolojisi ön lisans programlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) Diyarbakır (1) THS Tekniker (Matbaa) 9 2 E Matbaacılık, matbaacılık ve baskı teknikeri veya matbaacılık ve baskı teknolojisi işleri ön lisans programlarının birinden mezun olmak. İstanbul (2) İzmir/Foça (1) THS Teknisyen (Elektrik) 12 3 E Ortaöğretim kurumlarının (lise dengi okul) elektrik, elektrik-elektronik alanlarının birinden mezun olmak. Ankara (1) THS Teknisyen (Elektronik) 12 1 E Ortaöğretim kurumlarının (lise dengi okul) elektronik, elektrik-elektronik alanlarının birinden mezun olmak. Bolu (1) Kırıkkale (1) Teknisyen (Sıhhi Tesisat) 12 2 E Ortaöğretim kurumlarının (lise dengi okul) sıhhi tesisat, sıhhi tesisat-kalorifercilik-ısıtma, tesisat teknolojisi, tesisat teknolojisi (ısıtma ve doğalgaz), tesisat teknolojisi (ısıtma-doğalgaz iç tesisatçılığı), tesisat teknolojisi (ısıtma-doğalgaz şebeke tesisatçılığı) alanlarının birinden mezun olmak. Ankara (2) Ankara/Polatlı (1) Antalya (1) Balıkesir/Burhaniye (1) Denizli (1) Diyarbakır (1) Elazığ (1) Erzincan (1) Hakkari (1) Isparta/Eğirdir (1) İstanbul (3) İstanbul/B.Çekmece (1) İzmir/Bergama (1) İzmir/Urla (1) Kars (1) Kars/Sarıkamış (1) Kayseri (1) Muğla/Bodrum (1) Muş (1) Tekirdağ (1) Tekirdağ/Çorlu (1) Tekirdağ/Malkara (1) Trabzon (1) YHS Aşçı 13 26 E Aşçılık, hazır yemek ve aşçılık, yemek pişirme teknikleri ön lisans programlarının birinden mezun olmak, ortaöğretim kurumlarının aşçılık ve mutfak alanlarının birinden mezun olmak veya ortaöğretim kurumlarının herhangi bir alanından mezun olup 3308 sayılı Kanuna göre aşçılık dalında ustalık-kalfalık belgesine veya aşçılık bonservisine sahip olmak. Balıkesir (1) İstanbul (1) İzmir (1) YHS Berber 13 3 E Ortaöğretim (lise dengi okul) mezunu olup 3308 sayılı Kanuna göre veya MEB’den onaylı erkek berberliği/kuaförlüğü dalında ustalık ve kalfalık belgesine/sertifikasına sahip olmak. Ankara (2) Bursa (1) Çanakkale/Gelibolu (1) Erzurum (1) İstanbul (6) İzmir/Foça (1) Malatya (1) Muğla/Bodrum (1) YHS Garson 10 14 B Otel yöneticiliği, turizm işletmeciliği, turizm işletmeciliği ve otelcilik, turizm ve otel işletmeciliği, turizm işletmeciliği ve otelcilik, turizm konaklama ve otel işletmeciliği, turizm ve otelcilik, turizm yönetimi ve yiyecek – içecek işletmeciliği, ikram programlarının birinden mezun olmak veya önlisans programlarının herhangi birinden mezun olup 3308 sayılı Kanuna göre garsonluk dalında ustalık-kalfalık belgesine veya garsonluk bonservisine sahip olmak. KPSS tarihi itibariyle 24 yaşından gün almamış olmak. Ankara (1) Ankara/Polatlı (1) İstanbul (3) YHS Hademe 13 5 E Herhangi bir ortaöğretim kurumundan (lise dengi okul) mezun olmak. Diyarbakır (1) YHS Hademe 13 1 B Herhangi bir ortaöğretim kurumundan (lise dengi okul) mezun olmak. Ankara (1) İstanbul (1) Kırıkkale (1) YHS Kaloriferci 13 3 E Herhangi bir ortaöğretim kurumundan (lise dengi okul) mezun olmak ve MEB’den onaylı ateşçi sertifikasına sahip olmak. Ankara (1) YHS Kuaför 13 1 E Ortaöğretim kurumlarının (lise dengi okul) bayan kuaförlüğü, cilt bakımı ve kuaförlük, kuaförlük/kuaförlük-cilt bakımı ve epilasyon, kuaförlük/kuaförlük-saç bakımı ve yapımı alanlarının birinden mezunu olmak veya ortaöğretim kurumlarının herhangi bir alanından mezun olup 3308 sayılı Kanuna göre veya MEB’den onaylı bayan kuaförlüğü dalında ustalık ve kalfalık belgesine/ sertifikasına sahip olmak. C. BAŞVURUDA BULUNACAK ADAYLARDA ARANACAK ŞART VE NİTELİKLER 1. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 48’inci maddesinde belirtilen genel ve özel şartlara sahip olmak (A bendinin 6’ncı fıkrası hariç). 2. 2008 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavına (2008 KPSS) girmiş olmak. 3. 2008 yılı Kamu Personel Seçme Sınavından aşçı unvanı için en az 40, biyolog ve hademe unvanları için en az 60, diğer tüm unvanlar için en az 50 ve üzeri puan almış olmak. a. Lisans mezunları için 2008 yılı KPSS sınavına ait KPSSP03, b. Önlisans mezunları için 2008 yılı KPSS sınavına ait KPSSP93, c. Ortaöğrenim mezunları için 2008 yılı KPSS sınavına ait KPSSP94 puanları kullanılacaktır. 4. Önlisans ve ortaöğretim mezunları için; a. Merkezi sınava giriş tarihi (KPSS: 21 Eylül 2008) itibariyle, garson unvanı hariç 33 yaşından gün almamış olmak (21 Eylül 1975′den sonra doğmuş olmak), b. Garson unvanı için merkezi sınava giriş tarihi (KPSS: 21 Eylül 2008) itibariyle 24 yaşından gün almamış olmak (21 Eylül 1984′den sonra doğmuş olmak), 5. Lisans mezunları için Merkezi sınava giriş tarihi (KPSS: 28-29 Haziran 2008) itibariyle 33 yaşından gün almamış olmak (28-29 Haziran 1975′den sonra doğmuş olmak), 6. Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi görevlerde daha önce çalışmış veya çalışıyor olmamak. 7. Erkek adayların muvazzaf askerlik hizmetini fiilen tamamlamış veya yapmış sayılacak şekilde muaf olmak. (Askerliğini tecil ettirmiş olanlar başvuruda bulunamazlar) 8. Sevk edilecekleri askeri hastaneden “Sivil memur adayı olur” kararlı rapor almış olmak. (Yapılacak sınavlar sonucunda başarılı olan asil ve yedek adaylar sevk edilecekleri asker hastanelerinden TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esaslarına göre muayene edilerek sağlık raporu almaktadırlar). 9. Kadro unvanlarının hizasında belirtilen niteliklere sahip olmak. 10. Hakkında yaptırılacak güvenlik tahkikatı sonucu olumlu olmak. ¶ 11. Müracaatlar şahsen yapılacaktır. Posta veya diğer şekilde yapılacak başvurular kabul edilmeyecektir. 12. Adaylar yukarıda belirtilen unvanlardan birine müracaat edebileceklerdir. İki ayrı unvana müracaat ettiği tespit edilen adayların değerlendirilmesi yapılmayacaktır. Ç. SINAVLA İLGİLİ BİLGİLER: 1. Başvuru Tarihi : a. Uzman memur, mütercim, psikolog, biyolog, veteriner, fizyoterapi teknikeri ve mühendisler   22 Mart 2010   tarihinde, b. Veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ), muhasebeci ve Mal/Hesap sorumlusu   23 Mart 2010   tarihinde, c. Zabıt katibi, tekniker ve teknisyenler   24 Mart 2010   tarihinde, ç. Garson ve hademeler   25 Mart 2010   tarihinde, d. Aşçı, berber, kuaför ve kaloriferciler   26 Mart 2010   tarihinde şahsen müracaat edeceklerdir. 2. Başvuru Yeri : Kara Kuvvetleri Personel Temin Merkezi Komutanlığı CEBECİ/ANKARA 3. Uygulamalı Sınav ve Mülakat Tarihleri :   19-30 Nisan 2010 4. Sınav Yeri :   02-09 Nisan 2010   tarihinde   www.kkk.tsk.tr.   internet adresinde tebliğ edilecek, ayrıca yazılı bir tebligat yapılmayacaktır. 5. Başvuruları uygun görülerek kabul edilen adaylardan; yukarıda yazılı unvanların karşısında belirtilen miktarın 10 katı kadar aday, KPSS sınav notu büyükten küçüğe doğru sıralanmak suretiyle belirlenecek ve değerlendirmeye (mülakat ve/veya uygulamalı sınav) tabi tutulacaktır. 6. Değerlendirmeye tabi tutulacak adaylara ait isim listeleri ve sınav günleri 02-09 Nisan 2010 tarihinde K.K.Personel Temin Merkezi Komutanlığı (Cebeci/ANKARA)’nda asılmak suretiyle ve www.kkk.tsk.tr. internet adresinde tebliğ edilecektir. Ayrıca yapılan tüm sınavlar sonucunda başarılı olan adayların isim listesi ve yapmaları gereken hususlar   07 Mayıs 2010   tarihinde www.kkk.tsk.tr. internet adresinde tebliğ edilecek, ayrıca yazılı bir tebligat yapılmayacaktır. 7. Adaylar unvanların karşısındaki il tercihlerini, mülakat sınavı öncesinde dolduracaklardır. 8. Uygulamalı sınav ve mülakat sınavlarında baraj notu 70’dir. Uygulamalı sınav veya mülakat sınavlarının birinden 70 baraj notunun altında puan alan adaylar elenirler, bir sonraki sınava alınmazlar. Adayların nihai değerlendirmesi; KPSS notu, uygulamalı sınav notu (uygulamalı sınav yapılacak unvanlar için) ve mülakat notu toplamına göre yapılacaktır. 9. Temin faaliyetlerinin herhangi bir aşamasında bilgi ve belgelerinde eksik veya yanlış olduğu tespit edilen adayların işlemleri iptal edilecektir. İdarece gerekli görülmesi halinde faaliyet takviminde değişiklik yapılabilecektir. D. BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER: 1. İş Talep Formu (başvuru esnasında verilecektir). 2. 3 (üç) adet vesikalık fotoğraf (son üç ay içinde çekilmiş, renkli). 3. Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi. 4. Öğrenim belgesi aslı ve fotokopisi (lisans ve önlisans mezunları için transkript fotokopisi dâhil). 5. Erkek adaylar için askerlik terhis belgesi veya askerlikten muaf olduğuna dair belge fotokopisi. 6. Vukuatlı nüfus kayıt örneği (kendisine ve ailesine ait). 7. Sınav sonuç belgesinin (KPSS-2008) aslı ve fotokopisi. 8. Müracaat edeceği unvana ait bonservis, ustalık-kalfalık, sertifika, ehliyet vb. belgelerin aslı ve fotokopisi. 9. Cumhuriyet Savcılığından alınacak adli sicil belgesi (sicil kaydı olanlar için mahkeme kararı). 10. Öğrenim durumları belirtilen okulların bölümlerine denk olanlar veya yurt dışında öğrenim görenler için Yüksek Öğrenim Kurumundan alınmış denklik belgesi. 11. Fakülte veya yüksekokulda bilgisayar dersi aldığını transkript ile belgeleyen adaylardan MEB’den veya fakülteden onaylı bilgisayar kurs belgesi istenmeyecektir. Bütün konulara üye olmadan yorum yapabilirsiniz.Her Haberin Altında Etiketler diye bir bölüm vardır.Bu Etikete Tıklayarak o konuya benzer diğer başlıklara kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu Haberi Payşamak İsterseniz Aşağıdaki Linkin Üzerine Gelin Açılan Ekranda İstediğiniz Siteyi Seçebilirsiniz.

Arama Bisikleti                           Gelişmiş Arama
Bir Kötülük Resim ve Dosya|Bir Kötülük|Holy Info|Bir İyilik Haberler|Fırça Kutusu|Çilingiriz|Bir İyilik| Aşk Ülkesi